Yılın en trajik olaylarından biri olan Kartalkaya yangını, 2022'nin yaz aylarında Türkiye'de büyük bir felakete neden olmuştu. Bu dramatik olay, sadece yanan ormanların sayısını artırmakla kalmadı, aynı zamanda birçok insanın yaşamını da değiştirdi. Yangının üzerinden bir yıl geçmesine rağmen, acılar hâlâ taze ve olayın yankıları hissedilmektedir. Pek çok aile, sevdiklerini kaybetmenin derin hüznü içinde, her anı yeniden yaşıyor.
Yangın, 2022 yılının Temmuz ayında Kartalkaya bölgesinde başladı. Kısa zamanda büyüyen alevler, 371 hektarlık orman alanını ve buradaki doğal yaşamı tehdit etti. Ne yazık ki, yangının korkunç bilançosu sadece doğanın kaybıyla sınırlı kalmadı. Yangın sırasında pek çok kişi, sevdiklerini kaybetmenin acısıyla baş başa kaldı. Yangının çıkış sebebi hâlâ tartışma konusu olsa da, devletin ve yerel halkın bu olaya olan tepkisi büyük oldu. Birçok gönüllü, kurtarma çalışmaları için seferber olurken, birçok aile de yangının pençesinde savrulmuş durumda kaldı.
Yangında kaybettiklerini anmak ve yaşadıkları kaybın acısını hafifletmek isteyen aileler, sosyal medya ve yerel etkinlikler aracılığıyla seslerini duyurmaya çalışıyor. “Ben kızımın yanmış haliyle vedalaştım,” diyen bir baba, yaşadığı derin acıyı ifade ederken, Kartalkaya yangını sonrasında birçok ailede benzer hikayelerin yaşandığını aktarıyor. Yangın sonrası düzenlenen anma etkinlikleri, hem kaybedilen hayatları anmak hem de ailelerin yaşadığı duygusal travmaları paylaşmaları için bir platform oluşturuyor. Aileler, acılarının üstesinden gelmeye çalışırken, aynı zamanda toplumun bu tür olaylara daha fazla dikkat etmesi gerektiğine inanıyor.
Bölgede yaşamaya devam eden birçok aile, yangının yarattığı travmanın etkilerini hala hissediyor. Yangın sonrası kaybedilen yakınlarının anısını yaşatmak amacıyla çeşitli projeler geliştiren aileler, hem kendi acılarına hem de doğal yaşamın yeniden ayağa kalkmasına yardımcı olmayı umuyor. Artık her anı hatırlamak, sevdiklerinin kaybını kabullenmek zorunda kalan bu aileler, hayatlarını yeniden kurmaya çalışıyor. Fakat her gün, geçmişin izleriyle yüzleşmek zorundalar.
Yangının yarattığı tahribatın yanı sıra, bölge halkının dayanışma ruhu da bu süreçte öne çıkıyor. Kayıplarına karşı birlikte hareket eden aileler, yerel yönetimlerin açıkladığı yeni önlemler ve tedbirlerin, benzer felaketlerin tekrar yaşanmaması adına önemine vurgu yapıyor. Yangın sonrası yapılan çalışmalar, uzmanların da katkılarıyla bölgenin yeniden yeşermesi ve halkın hayat standartlarının yükseltilmesi hedefleniyor. Fakat tüm bunlara rağmen, kaybedilen hayatların geri getirilemeyeceği gerçeği, ailelerin içinde unutulmaz bir acı olarak kalacak.
Kartalkaya yangını, doğanın yeniden doğuşu için bir milat olarak görülse de, henüz sona ermemiş olan bu trajedi, toplumun farklı kesimlerini etkilemeye devam ediyor. Anma etkinlikleri ve dayanışma faaliyetleri, hem kaybedilenlerin anısını yaşatmak hem de hayatta kalanlar için bir nebze olsun iyileştirici bir etki yaratma gayesi taşıyor. Yangın faciasının ardındaki acı öyküler, her bireyin içindeki duygusal derinliği de gözler önüne seriyor.
Bir yıl geçmesine rağmen, Kartalkaya yangınında kaybedilen hayatlar ve bu olayın yarattığı toplumsal etki, hafızalarımızda uzun bir süre canlı kalacak gibi görünüyor. Bu tür felaketlerin tekrar yaşanmaması için alınabilecek önlemlerin tartışılması ve bu konuda toplumsal bilincin artırılması, hem gelecekteki nesiller hem de hayatta kalan aileler için hayati öneme sahip. Doğa ve insanların bir arada daha sağlıklı ve güvenli bir yaşam sürmeleri temennisiyle, Kartalkaya yangınında yaşamları yitirenlerin anısı her zaman yaşatılmalı.